Tıp Tarihinin Karanlık Tarafı-1: Jinekolojinin Anneleri

Makale

Ali İhsan Ökten
Hekim-Yazar

Anarcha, Betsy ve Lucy, 1840’larda Alabama, Montgomery yakınlarındaki farklı plantasyonlarda yaşayan ve çalışan üç köle kadındı. Üç kadında da doğumdan sonra idrar ve dışkı kontrolünü kaybetmelerine neden olan acı verici bir tıbbi rahatsızlık gelişti. Bu rahatsızlığa sahip köle kadınlar diğer işçilerden ayrı tutuluyordu. Tedavisi yoktu. Anarcha, Betsy ve Lucy’ye, rahatsızlıklarının acısı ve utancıyla ömür boyu yaşamak zorunda kalacakları söylendi (Savitt-1982, https://wams.nyhistory.org/life-story/anarcha-betsy-lucy/).

Bu kadınlar genç olmalarına rağmen vücutları, muhtemelen zorunlu çalışma ve yetersiz beslenme nedeniyle kötü şekillenmişti. Pelvis yapılarının raşitizm ve vitamin eksiklikleri nedeniyle bozulmuş olması da muhtemeldi. Buna bağlı olarak kadınların zor doğum yapmış olmaları da büyük olasılıktı. Bu kadınların ortak özelliği doğum travması sonucu vajinalarından mesanelerine (vesikovajinal) ve rektumlarına (rektovajinal) açılan fistülleri olmasıydı. Vajinalarından kontrolsüz bir şekilde dışkı, gaz ve idrar sızıyordu. Tahriş olmuş labia ve uyluklarının ağrısı, bunlara eklenen enfeksiyon çalışmalarını, günlük işlerini yapmalarını ve yaşamlarını imkansız hale getiriyordu (https://www.anarchalucybetsey.org).

Anarcha, Betsy ve Lucy’yi köleleştiren adamlar, onların durumundan dolayı hayal kırıklığına uğramışlardı. Bunun nedeni köleleştirilmiş kadınlara önem vermeleri değil, kadınların artık köle sahiplerine para kazandıracak ağır işleri yapamayacak durumda olmalarıydı. 1844’te üç köle sahibi de doktor James Marion Sims’ten kölelerin bu hastalıkları ile ilgili olarak onları tedavi etmesini istediler (https://wams.nyhistory.org/life-story/anarcha-betsy-lucy/).

1800’lerdeki birçok doktor gibi, J. Marion Sims de tıbbi gelişmelere ve deneylere çok ilgi duyuyordu. Diş hekimliğinden pediatriye ve genel cerrahiye kadar her türlü tıp dalında kendini geliştirmişti. 1835’te, iki hastasının ölümünden sonra Güney Carolina’dan Alabama’ya taşındı. Sonunda Montgomery Country’ye yerleşti ve burada hekimlik yapmaya başladı. Sims’in kadın hastalıklarını tedavi etme konusunda daha önce hiçbir ilgisi veya eğitimi yoktu. Bu, 19. yüzyıl doktorları arasında yaygın bir durumdu, çünkü birçoğu jinekolojik çalışmaları tatsız ve uygunsuz buluyordu. Ancak Sims, bu hastaları ameliyat etmek ve bu konuda bulacağı tesadüfi bir keşif ile bu hastaları tedavi ederek tıp alanında iz bırakacağına inanıyordu  (Shende, Jagtap, Goswami-2024).

Doktor James Marion Sims (1813–1883) 

Sims, Anarcha, Lucy ve Betsey’nin bakımlarını ve masraflarını kendisi üstlendi ve köle sahiplerine onları altı ay içinde iyileşmiş olarak geri vereceğine söz verdi. Tedavileri süresince kadınları köle sahiplerine kiralayarak bedenleri üzerinde tam kontrol sahibi oldu. Anarcha, Betsy veya Lucy’nin, köle oldukları için maruz kalacakları deneylere rıza gösterme fırsatı bulmuş olmaları pek olası değil. Sims, bu kadınlardan en az birinden izin aldığını iddia etse de, gerçek şu ki, o dönemler düşünüldüğünde köle olarak bu kadınların yasal olarak reddetme hakları yoktu (Savitt-1982, https://www.anarchalucybetsey.org/anarchalucyandbetsey, https://wams.nyhistory.org/life-story/anarcha-betsy-lucy, https://www.geoffreykayemuseum.org.au/anarcha-betsey-and-lucy-the-legacy-of-j-marion-sims).

Lucy, Sims’in deneysel ameliyatına giren üç kadından ilkiydi. Ameliyathane, işlemi izlemek isteyen doktorlarla doluydu. Köle olduğu için yabancı erkeklerin ameliyatını izlemesinden rahatsız olup olmadığı sorulmadı. Lucy, ameliyat sırasında istemsiz hareketlerinin işlemi aksatmaması için çıplak ve masaya sabitlenmiş halde ameliyathaneye getirildi. Sims, acısını dindirmek için anestezi kullanmadı. Bunun nedeni kısmen doktorların hastaların anesteziden ölebileceğinden korkmaları, kısmen de siyah kadınların acıyı beyaz kadınlarla aynı şekilde hissetmediğine dair yaygın bir inanış, belki de köle olmalarıydı. Ameliyattan sonra Lucy, Sims’in mesanesine yerleştirdiği bir cihazdan dolayı korkunç bir enfeksiyon kaptı. Günlerce dayanılmaz acılar çekti. Sims enfeksiyonu tedavi edebildi, ancak yarası iyileşmedi. Ameliyat başarısız oldu (https://wams.nyhistory.org/life-story/anarcha-betsy-lucy, The Mothers of Gynecology https://www.anarchalucybetsey.org).

Betsy, Sims’in ameliyatına giren bir sonraki kişiydi. Lucy gibi Betsy de ameliyat masasında çıplaktı ve anestezi verilmedi. Bu sefer Sims, mesane için yeni icat ettiği bir cihaz kullandı ve Betsy, Lucy’nin yaşadığı ameliyat sonrası enfeksiyonu yaşamadı. Ancak Betsy’nin yarası onarılamadı ve bu ameliyat da başarısız sayıldı. Anarcha en son ameliyat edildi ve sonuçlar aynı oldu.

Bu ameliyatların başarısız sonuçları geniş çapta duyulunca, yerel tıp camiası Sims’in başarısız olduğuna karar verdi ve deneylerine desteği kesti. Anarcha, Betsy ve Lucy, bir tedavi bulunmadığı için köle sahipleri tarafından işe yaramaz oldukları düşünüldüğünden, Sims’in kontrolünde kaldılar. Ameliyatları ve iyileşmeleri arasındaki dönemlerde yine köle olarak Sims ailesi için çalıştılar (https://wams.nyhistory.org/life-story/anarcha-betsy-lucy/).

Sims, sonraki beş yıl boyunca Anarcha, Betsy ve Lucy üzerinde deneyler yaptı. Ayrıca deneyler yapmak üzere başka köleleştirilmiş kadınlar da getirdi. Köleleştirilmiş kadınlar hamilelik sırasında uygun bakım görmedikleri için hasta sıkıntısı çekmedi. Sims, prosedürünü toplam 12 kadın üzerinde uyguladı, ancak yayınlanan raporlarında yalnızca Anarcha, Betsy ve Lucy’nin adı geçti (https://wams.nyhistory.org/life-story/anarcha-betsy-lucy, Sims-1884).

En az oniki kadın Sims’in deneme yanılma yöntemlerine maruz kalırken, Anarcha en çok deneye tabi tutulan kişi oldu; üç buçuk yıl içinde 30’a yakın işlem geçirdi, bunların hepsi ağrı tedavisi olmadan ve çoğu zaman meraklı doktorların önünde yapıldı. O zamanlar anestezikler yaygın olarak bulunmasa da, Sims, Afyon ve Azot Oksid’in ağrı kesici etkilerinin farkında olmasına rağmen, ameliyatlarının “zahmete ve riske değecek kadar acı verici olmadığına” inanıyordu. Sims, 1849’da Anarcha üzerinde son bir ameliyat gerçekleştirdi ve yaralarını gümüş iplik ve kısa süre sonra terk edilecek olan bir “kıskaç dikiş” mekanizması kullanarak iyileştirdiğini iddia etti. Bu sefer Anarcha’nın yarası nihayet iyileşti ve tamamen sağlığına kavuştu. Tekniğini mükemmelleştirdikten kısa bir süre sonra Sims hastanesini kapattı kendi geliştirdiği yöntem ve aletleri pazarlamak ve bunlardan faydalanmak için New York’a taşındı. Anarcha, Betsy ve Lucy, beş yıllık yokluk ve deneylerin ardından köle sahiplerine geri döndüler (Sims-1884, https://www.anarchalucybetsey.org/anarchalucyandbetsey).

1852’de Sims, yeni yöntemini özetleyen bir makale yayınladı. Daha geniş bir kitleye hitap etmek için, ameliyat ettiği kadınların köle olduğunu veya bedenleri üzerinde tam kontrol sahibi olduğunu asla belirtmedi. Makalesine eşlik eden resimlerde, beyaz bir hemşirenin yardımıyla üstleri örtülü beyaz kadınlar üzerinde ameliyat yaparken gösterildi. Beyaz örtü Anarcha, Betsy ve Lucy’nin asla görmediği bir saygı göstergesiydi (Sims-1884, Savitt-1982, Kaiser-1978, https://wams.nyhistory.org/life-story/anarcha-betsy-lucy/).

Sims’in çalışmaları ve makalesi, kadınlar için cerrahi tedavilerde devrim yarattı ve ona “Modern Jinekolojinin Babası” unvanını kazandırdı. Buna karşılık, Anarcha, Lucy ve Betsey tarihe karıştı. Bu hastalıkların dünyasını değiştirdiler, ancak dünya tarafından unutuldular. Ta ki Amerika’da Sivil Haklar Hareketi, ırkçılık konusunda ulusal bir hesaplaşma kapsamında More Up Kampüsü’nde sesi duyulmayanları, önemsizleştirilenleri ve görmezden gelinenleri onurlandırmanın yaratıcı yollarını bulmayı ve bunlarla hesaplaşmayı amaçlayana kadar. More Up Kampüsü’nde Anarcha, Betsy, Lucy ve J. Marion Sims’in adı geçmeyen tüm hastaları için, “Jinekolojinin Anneleri” anıtını dikerek onları bizlere hatırlattı. Çünkü onların emeği ve acıları olmadan Sims’in bu kritik başarısı mümkün olmazdı. Yine de şunu kabul etmek gerekir ki, bu ilerlemeler köleleştirilmiş kadınların bedenlerinin sömürülmesi yoluyla gerçekleştirilmiştir (https://wams.nyhistory.org/life-story/anarcha-betsy-lucy, Anarcha, Lucy, and Betsey. The Mothers of Gynecology https://www.anarchalucybetsey.org).

Jinekolojinin Anneleri

More Up Kampüsü ve içindeki “Jinekolojinin Anneleri” anıtı, Sims’in etik dışı deneylerinin yapıldığı yerden çok uzak olmayan bir konumda bulunuyor. Sims’in kariyerinin kapsamlı bir şekilde yeniden incelenmesine ve Anarcha, Lucy ve Betsey’nin yaşamlarını ve kaderlerini ortaya koyan daha önce hiç görülmemiş arşiv belgelerine dayanan “Jinekolojinin Anneleri”, ulusun gerçek öyküsünü öğretmeye ve yeniden tasavvur etmeye, geçmişin adaletsizliğiyle yüzleşmeye ve göz ardı edilen kahramanların cesaretini onurlandırmaya yönelik ilk adım olarak işlev görmektedir (Anarcha, Lucy, and Betsey. The Mothers of Gynecology https://www.anarchalucybetsey.org).

Montgomery’de More Up Kampüsü içinde “Jinekolojinin Anneleri” Anıtı

1813’te doğan Sims, jinekolojik rahatsızlıkların tedavisinde devrim yaratan birçok yenilikçi cerrahi teknik ve alet geliştirdi. En önemli katkılarından biri, günümüzde jinekolojik muayenelerde temel bir araç olmaya devam eden Sims spekulumudur. Sims ayrıca, daha önce tedavi edilemez olarak kabul edilen vajinal fistüllerin onarımı için öncü cerrahi teknikler geliştirmekle de tanınır. Esas olarak 19. yüzyılın ortalarında yaptığı çalışmalar, modern jinekolojik cerrahinin temellerini atmış ve kadın sağlığı hizmetlerini önemli ölçüde geliştirmiştir. Sims aynı zamanda ilk kadın hastanesini de kuran hekimdir. Bununla birlikte, Sims’in geçmişindeki bu başarılı mirası etik tartışmalarla gölgelenmiştir. İlk araştırmalarının, anestezi kullanılmadan köleleştirilmiş Afrikalı-Amerikalı kadınlar üzerinde yapılan deneysel ameliyatları içermesi, tıp etiği, bilgilendirilmiş onam ve bilimsel ilerleme kisvesi altında yapılmış olması bu tartışmaları da beraberinde getirmiştir  (Kaiser-1978, Shende, Jagtap, Goswami-2024, Numbers-1979).

J. Marion Sims: Gynecologic Surgeon, from “The History of Medicine”, Robert Thom, 1952

James Marion Sims’in vezikovajinal ve rektovajinal fistüllerle ilgili çalışmalarına dair modern eleştirmenler üç iddiada bulunuyor: birincisi, köleleştirilmiş bireyler üzerinde deney yapmanın, bilgilendirilmiş onam eksikliği nedeniyle etik dışı olması; ikincisi, anesteziyi yalnızca beyaz hastalar için kullanmasının ırk ayrımcılığını ima etmesi ve üçüncüsü, diğer hekimlerin benzer tıbbi ilerlemeleri beyaz kadınlardan bilgilendirilmiş onam alarak etik olarak gerçekleştirmesi. Bununla birlikte, birincil kaynakların incelenmesi, bu iddiaların hatalı varsayımlara ve yetersiz tarihsel araştırmaya dayanabileceğini ve 19. yüzyılda bu fistüllerin tedavisinin ciddi klinik zorluklarını göz ardı ettiğini göstermektedir (Shende, Jagtap, Goswami-2024, Ojanuga-1993, Weisz-2000, Axelsen-1985).

Tıp Etiği Dergisi’nde Durrenda Ojanuga (Ojanuga-1993) gibi çağdaş eleştirmenler, Sims’i savunmasız siyah kadınları istismar ettiği için sert bir şekilde kınayarak, onu kişisel kazanç için rıza olmadan gereksiz ameliyatlar yapan acımasız bir kişi olarak tasvir ederken, Northington Gamble gibi eleştirmenler, James Marion Sims’i “anestezik ırkçılık” yapmakla suçlayarak, anesteziyi yalnızca beyaz hastalar için kullandığını öne sürmüşlerdir (Chaturvedi-2011).

Sims, köleleştirilmiş bireyler üzerinde ameliyat yapmaya başlamasından yaklaşık bir yıl sonra, 16 Ekim 1846’da eter anestezisinin keşfedilmesinden önce ilk ameliyatlarını gerçekleştirmiştir. Chaturvedi, Sims’in erken dönemdeki çalışmaları sırasında anestezinin henüz keşfedilmediğini ve keşfedilmesinden sonra bile kullanımının yaygın olmadığını belirterek Sims’in köleleştirilmiş hastalardan kasıtlı olarak anesteziyi esirgediği iddialarını, tarihsel bağlam göz önüne alındığında doğru olmadığını belirtmiştir (Chaturvedi-2011). Ancak Sims’in, anestezi ile ilgili gelişmelerden sonra bile köle kadınlar üzerinde anesteziyi kullanmaması hep eleştiri konusu olmuştur ve etik dışı uygulama olarak kabul edilmiştir (Numbers-1979, Ojanuga-1993).

Tıp bugün hastalar açısından muayene, tetkik, teşhis ve tedavi açısından birçok konfora ulaşmıştır diyebiliriz. Ancak tıbbın buna ulaşırken arkasında birçok acıyı, etik dışı uygulamaları bıraktığını da söyleyebiliriz.

Kaynaklar

  1. Anarcha, Betsey and Lucy – The Legacy of J Marion Sims. https://www.geoffreykayemuseum.org.au/anarcha-betsey-and-lucy-the-legacy-of-j-marion-sims/un 27, 2020
  2. https://wams.nyhistory.org/life-story/anarcha-betsy-lucy/
  3. Anarcha, Lucy, and Betsey. The Mothers of Gynecology https://www.anarchalucybetsey.org/
  4. Shende Priyal,  Jagtap Akshay, Goswami Bansari. The Legacy of James Marion Sims: History Revisited. Cureus. 2024 Sep 15;16(9):e69484.
  5. https://www.anarchalucybetsey.org/anarchalucyandbetsey
  6. Sims JM (James M, Marion-Sims H (Harry). The story of my life [Internet]. New York, D. Appleton and company; 1884 [cited 2019 Jun 5]. 490 p. Available from: http://archive.org/details/storyofmylif00sims
  7. Numbers RL. William Beaumont and the Ethics of Human Experimentation. Journal of the History of Biology [Internet]. 1979 [cited 2019 Jul 10];12(1):113–35. Available from: http://www.jstor.org/stable/4330728
  8. Savitt TL. The use of Blacks for medical experimentation and demonstration in the Old South. The Journal of Southern History. 1982;48(3):331–48.
  9. Kaiser IH. Reappraisals of J. Marion Sims. American Journal of Obstetrics & Gynecology [Internet]. 1978 Dec 15 [cited 2019 May 29];132(8):878–82.
  10. Axelsen Diana E .Women as victims of medical experimentation: J. Marion Sims’ surgery on slave women, 1845-1850. Sage. 1985 Fall;2(2):10-3.
  11. Weisz G.From midwives to medicine: the birth of American gynecology. Med Hist. 2000;44:280–281. 
  12. Chaturvedi R, Gogna RL Retd.Ether day: an intriguing history. Med J Armed Forces India. 2011;67:306–308.
  13. Ojanuga D. The medical ethics of the ‘father of gynaecology’, Dr J Marion Sims. J Med Ethics. 1993;19:28–31

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.