/ Haberler / “Sigara içme odaları” tütün bağımlılığıyla mücadeleyi zayıflatır

“Sigara içme odaları” tütün bağımlılığıyla mücadeleyi zayıflatır

4 Şubat Dünya Kanser Günü ve 9 Şubat Sigarayı Bırakma Günü dolayısıyla açıklama yapan TTB Merkez Konseyi, tütün ürünlerinin, tütün şirketlerinin ve tütün şirketlerini kollayan ve destekleyen uygulamalar yapanların da birey ve toplum sağlığına zararlı olduğunu bildirdi.

Tıp Dünyası – ANKARA

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi, 4 Şubat Dünya Kanser Günü ve 9 Şubat Sigarayı Bırakma Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, tütün ürünlerini kullanmanın başta akciğer olmak üzere, mide-bağırsak ve yumurtalık kanserine yol açtığını belirterek, “Bu nedenle tütün ürünlerini kullanmamak ve sigarayı bırakmak kanserden korunmak için atılacak ilk adımdır” değerlendirmesini yaptı. Buna karşın, tütün ürünlerinin üretiminin ve satışının ekonomik nedenler gerekçe gösterilerek artırıldığına dikkat çeken TTB Merkez Konseyi, siyasi iktidarın tutumunun tütün kontrolü politikalarından vazgeçildiğini düşündürdüğünü kaydetti.

TTB Merkez Konseyi’nden yapılan açıklamada şunlara yer verildi:

Dumansız hava sahası sağlığın ön koşullarındandır: Kapalı alanlarda tütün dumanına maruz kalmak tütün ürünü kullanmayanlarda da hastalık ve ölümlere yol açar. Çünkü tütün ürününün dumanında pek çok kanserojen madde bulunur. Yapılan bilimsel araştırmalar bazı kanserojen maddelerin çevresel tütün dumanında daha yüksek miktarda olduğunu ortaya koymuştur. Kapalı mekanlarda tütün ürünü tüketilmesine izin vermek, o mekanlarda çalışan ve dumana kaçınılmaz olarak maruz kalan işçilerin sağlığını umursamamak demektir.

“Sigara içme odaları” kabul edilemez: Sayın Sağlık Bakanı’nın kapalı alanlarda dumansız hava sahasını yasal olarak ortadan kaldıracak “Sigara İçme Odaları” benzeri mekânlar oluşturulacağını ifade etmesi birey ve toplum sağlığı açısından kabul edilemez bir durumdur. Sayın Bakanın bu önerisinin yasalaşması durumunda kamusal alanlar da dahil olmak üzere bütün kapalı alanlarda tütün kullanımının önünün açılabileceğini öngörmek zor değildir. Oysa sağlık idaresinin öncelikli sorumluluğu bunun tam tersinin yaşama geçirilmesi, yani dumansız hava sahalarının yaygınlaştırılmasıdır.

Tütün endüstrisi kazandığı paraya bakar: İki kullanıcısından birisini öldürdüğü kesin olarak kanıtlanmış bir ürünün yasal olarak satışına izin verilmesi sağlık karşısında paradan yana taraf olunduğunu açık olarak ortaya koymaktadır. İçerisinde 4 bini aşkın kimyasal madde bulunan bu ölümcül ürün insanlara hastalık taşırken, ürünü fabrikalarında üreten şirketlere de milyon dolarlık kazançlar sağlar. Tütün endüstrisi, ölüm ve hastalık satarak para kazanır. Kişilerin ve toplumların sağlığı umurlarında değildir. Tütün kullanımın yaygınlaşması tütün şirketlerinin patronlarını zengin ederken, halkı yoksullaştırmaktadır. Tütün kullanımı için yapılan bireysel harcamalar bir tarafa, tütünün yol açtığı devasa sağlık sorunlarının tedavisi için yapılan kamusal sağlık harcamaları, özellikle ülkemiz gibi sağlık bütçesi kısıtlı ülkeler için katlanılamaz bir yük oluşturmaktadır. Yeniden hatırlanmalıdır ki tütün kullanımı ile mücadele en etkili koruyucu sağlık hizmetlerinden biridir.

Türkiye’de tütün üretimi ve tüketimi artıyor: Türkiye’de son yıllarda sigara ve nargile başta olmak üzere tüm tütün ürünlerinin kullanımı artmaktadır. Çünkü Türkiye’nin yeni tütün kontrol politikası “Tütün Çiftçisine Yoksulluk, Tütün Şirketlerine Teşvik, Tütün Yöneticilerine Terfi, İçene Ceza” biçiminde şekillenmiştir. Sağlıklı yaşamın ilk adımı, sağlığa zarar veren faktörleri hayatımızdan uzaklaştırmaktır. TTB olarak, yetkilileri sigara kullanmayı artıran her türlü girişimden vazgeçmeye çağırıyoruz.

0 YORUM YAZ

Mesajınızı giriniz...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.