/ Haberler / ‘Tüm bu yaşananlar kötü bir şaka gibi’

‘Tüm bu yaşananlar kötü bir şaka gibi’

Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile JRR Tolkien'in 2. Dünya Savaşı’ndan esinlenerek yazdığı romanın uyarlaması olan Yüzüklerin Efendisi filmindeki; mutlak iktidarı simgeleyen yüzüğe sahip olmak adına, giderek kendini kaybeden bir insanı anlatan Gollum karakterinin bir arada olduğu fotoğrafları, bir sosyal paylaşım sitesinde, arkadaşları ile paylaşan Dr. Bilgin Çiftçi, memuriyetten çıkarıldı, aile hekimliği sözleşmesi feshedildi.

47 yaşında, evli ve iki oğlu bulunan Dr. Bilgin Çiftçi, “23 yıllık emeğim, herhangi bir hakaret unsuru taşımayan mizahi bir paylaşım nedeniyle sıfırlandı. Şu anda önümü göremiyorum. Sürecin ne kadar süreceği belli değil ve bu arada yeniden bir iş bulmam gerekiyor. Eğitim hayatı devam eden 2 tane çocuğum var. En büyük endişem, onların eğitim hayatının olumsuz etkilenmesi. Sadece benim değil, hepimizin hayatı değişti şu anda” diyor.

Dr. Bilgin Çiftçi ile hayatını bir anda altüst eden haksız ve hukuksuz “Gollum Davası”nı ve yaşadıklarını konuştuk.

Mutlu Sereli Kaan

        – Sayın Çiftçi, geçmiş olsun diyerek başlamak istiyorum. 4 Aralık 2015 itibarıyla  “meslekten men” yazısı resmen tebliğ edildi size bildiğim kadarıyla. Öncelikle duygu ve düşüncelerinizi birkaç cümle ile aktarabilir misiniz?

Son derece üzüntü duyduğum ve haksız olduğuna yürekten inandığım bir durum yaşıyoruz. Sadece ben değil, ailem de şaşkın ve üzgün. Kötü bir şaka gibi geliyor bu yaşananlar bana. 23 yıllık hekimlik hayatımda hep severek ve özveriyle hizmet verdim. Bugünden sonra da bu haksızlığın farkına varılacağına ve sona ereceğine inanıyorum.

Hafızaları tazelemek açısından; şu anda neredeyse bütün dünyanın gündeminde olan “Gollum Davası”nın nasıl başladığını kısaca anlatabilir misiniz?

Hayata pozitif tarafından bakmayı seven biri olarak 23 Ağustos 2014 tarihinde Facebook’da kendi arkadaş sayfamda mizah olduğunu düşündüğüm, asla hakaret olarak görmediğim bir görseli paylaştım. Bu tatsız olayların başlamasına sebep olan ise, öz teyzemin kızının eşi oldu. Kendisi, teyzemin kızının sayfasından girip fotoğraflayarak şikayetçi olmuş. Buna istinaden hakkımda hem adli, hem de idari soruşturma açıldı. İdari soruşturma ne yazık ki adli soruşturmanın sonucunu beklemeyerek “memuriyetten men” kararını verdi ve hızla uygulamaya soktu. Adli soruşturma safhası halen devam ediyor.

– Kuzeninizin eşi mi!? Bunu nasıl öğrendiniz? Soruşturma dosyasında var mı?

Hayır, soruşturma dosyasında yok. Zaten şüphelendiğim birkaç kişi vardı. Ben de paylaşımdaki ortak arkadaş sayısından çıkardım.

– Görseli ilk paylaşan siz misiniz? Herhangi bir yorum yazmış mıydınız?

Bu mizahi görseli ben hazırlamadım. Görsel, benim paylaşmış olduğum Facebook dahil, twitter, instagram vb. tüm sosyal medyada binlerce kişi tarafından paylaşılmış bir görsel. Ben sadece RT ettim. Görseli RT ederken de üstünde veya altında herhangi bir kişisel yorum da bulunmadım.

– Hukuken ve mesleki olarak şu anda durumunuz nedir?

Şu an memuriyetten men kararına istinaden, aile hekimliği fesih sürecindeyim. Adli süreçse halen devam ediyor. Hukuken ve mesleki olarak yıpratıcı bir süreç yaşamaya devam ediyoruz.

– Siz neler yapmayı düşünüyorsunuz?

Bir yandan hukuki süreci sonuna kadar devam ettirip, bir yandan da aile hekimliği feshinden sonraki  süreçte de kendime bir iş aramayı planlıyorum.

– Mahkeme “bilir kişi görüşü istedi” ve filmin senaristi, yapımcısı, başrol oyuncusu dahil bu konudaki görüşlerini aktardılar. Bununla ilgili neler söylersiniz?

Adli süreçte Mahkeme’nin “Bilir Kişi Görüşü” istemesi açıkçası beklemediğim bir gelişme oldu. Ben, beraat kararı çıkmasını bekliyordum. Hukuki süreç, Bilir Kişi Raporu süreciyle birlikte biraz daha uzayacak gibi görünüyor. Bu karar da kamuoyunda bir başka mizahi unsur olarak karşılandı ve olay kamuoyuna taşınmış oldu. Filmin senaristi, yapımcısı ve başrol oyuncusunun bu konudaki görüşleri de tamamen beni destekler tarzda. Daha iyi bir bilirkişi olamaz diye düşünüyorum. Belki Tolkien olabilirdi, ama maalesef o da yaşamıyor.

– Türkiye kamuoyundaki yansımaları açısından neler söylersiniz? Destek ve dayanışma hissettiniz mi?

İnanılmaz bir destek var. Başta kendi camiam olmak üzere her kesimden destek mesajları yağıyor. Konunun kamuoyuna mal olmasından sonra Türkiye’nin her yerinden vatandaşlardan destek mesajları almaya başladım. Bu süreç içerisinde davaya ilgi gösteren ve kamuoyu ile paylaşan medyanın da desteği çok önemli oldu. Bana destek olmak için aynı görseli Facebook, Twitter hesaplarından yüzlerce insan retweet etti. Bunlar, ailemin ve benim moral kaynağımız oldu.

– Siz ve aileniz bu süreçten nasıl etkilendiniz?

Ailem, tüm bu yaşananlardan dolayı çok üzgün ve şaşkın ama süreç boyunca da haklılığıma yürekten inandıkları için en büyük destekçim oldular. 23 yıllık mesleğe verdiğim emek, hiçbir hakaret unsuru içermeyen bir mizahi paylaşım nedeniyle sıfırlandı. Şu anda önümü göremiyorum. Sürecin ne kadar süreceği belli değil ve bu arada yeniden bir iş bulmam gerekiyor. Eğitim hayatı devam eden 2 tane çocuğum var. En büyük endişem, onların eğitim hayatını olumsuz etkilenmesi. Sadece benim değil, hepimizin hayatı değişti şu anda. Bu değişime birlikte ayak uydurmaya çalışıyoruz.

– Sizinki dünya kamuoyuna mâloldu neredeyse ama Türkiye’de şu anda “Cumhurbaşkanı’na hakaret” dolayısıyla gerek soruşturma gören, gerek yargılanan binlerce kişi var. Bu konuda birşeyler söylemek ister misiniz?

İçinde hakaret kastı olmayan ve sadece mizah içeren paylaşımlara Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakan gibi devletin zirvesinde görev yapanların daha hoş görülü olması gerektiğini düşünüyorum. Diğer davalar hakkında bilgim yok ama Dr. Bilgin Çiftçi olarak benim paylaştığım fotoğraf, hiçbir hakaret içermeyen mizahi bir fotoğraftı. Bundan zorlama hakaret çıkarmaya çalışmanın asıl devlet büyüklerine zarar verdiğini düşünüyorum.

– Son olarak sizin eklemek istedikleriniz var mı?

Üyesi olduğum Birinci Basamak Sağlık Çalışanları Birlik ve Dayanışma Sendikası, Türk Tabipleri Birliği ve sağlık sektöründen tüm dostlarım ve de Aydın Barosu bu süreçte bana destek oldular. Beni ve ailemi yalnız bırakmayan herkese teşekkür ederim.

 

Ne olmuştu?

Aydın’da aile hekimi olarak görev yapan Dr. Bilgin Çiftçi, bir sosyal paylaşım sitesinde, o dönem çokça paylaşılan bir fotoğrafı kendi arkadaş grubu ile paylaştı. Çiftçi’nin paylaşımı isimsiz bir dilekçeyle, Aydın Valiliği ve Sağlık Müdürlüğü’ne ayrı ayrı bildirilerek; “Cumhurbaşkanı’na hakaret” gerekçesiyle “gereğinin yapılması” talep edildi. Cumhurbaşkanlığı seçiminden hemen sonra gelen bu ihbarın ardından Dr. Çiftçi hakkında soruşturma açıldı. Raporda, Çiftçi hakkında ceza soruşturması yapılması, 20 ihtar puanı verilmesi ve devlet memurluğundan çıkarılması istendi.

Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Yüksek Disiplin Kurulu, raporu 15 Mayıs 2015 tarihinde inceledi. Ancak raporu yetersiz bularak konunun yeniden etraflıca soruşturulmasını istedi. Bu karardan sonra aynı muhakkik tarafından yeni bir soruşturma raporu yazıldı. Esas olarak önceki raporun aynısı olduğu dikkat çeken ikinci raporda, bu kez paylaşım tarihinde Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı değil Başbakan olduğu belirtildi. Ancak Dr. Çiftçi’nin devlet memurluğundan çıkartılması teklifi yinelendi.

Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Yüksek Disiplin Kurulu, ikinci raporun ardından Dr. Bilgin Çiftçi’nin Devlet memurluğundan çıkartılmasına karar verdi. Soruşturma Raporu’nun ardından Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı Dr. Bilgin Çiftçi hakkında ceza davası açtı. Dava sürüyor. Davanın 1 Aralık 2015 tarihinde gerçekleştirilen dördüncü duruşmasında Gollum’un iyi mi, kötü mü olduğunun belirlenmesi için bilirkişi incelemesine karar verildi. Bu karardan sonra dava konusu olay bir anda dünyanın gündemine geldi. Serinin senaristleri, yönetmeni ve başrol oyuncusu da tartışmalara katıldı. Hukuki süreç devam ederken meslekten men edilen Çiftçi’nin aile hekimliği sözleşmesi de feshedildi.

 

 

 

1 YORUM YAZ

Mesajınızı giriniz...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güvenlik Kodu *

1 Yorum
  • 4 Ocak 2016

    Bir mizaha dahi tahammül edemeyen zihniyetle yönetiliyoruz. Böyle bir ülkede demokrasiden söz edilebilir mi ?

    Gönül Gürkaynak
    Cevapla