Umutsuz, Çaresiz Olamaz

Yerkürede kaç ülkenin Marmara gibi bir iç denizi var? Bazı ülkeler denize hasret, bazı ülkeler okyanus kıyısında vatandaşları yüzerken azgın dalgalar, köpek balıkları tehdidi altında ya da isimleri pek meşhur kasırgalarla başı dertte. Peki denizimizin değerini bildik mi? Hayır. Otuz yıl önce başlayan kirlenme, 2007 yılında müsilaj şeklinde kendini iyice belli etmiş; fabrikaların atıkları, kanalizasyon, […]

Devamı

Safsatalar ve Salgın: Pandemi Bitecek mi, Dönüşecek mi?

Pandeminin beş yüz günü bitti. En öğrenmek istemediğimiz şu gerçekle baş başayız: “Benim sağlığım herkesin yapacaklarına, herkesin sağlığı benim yapacaklarıma bağlı.” Ancak hemen salgın başladığında, insanların ülkelerini yönetmek için yaptıkları seçimlerinden biliyorduk ki; çoğunluk, toplumsal bir ortak yaşamın gerekleri olarak etik ve adil bir düzeni kapsayan bir değer sistemini istemiyordu. Ülkeleri kendine özgü yöntemler ile […]

Devamı

Yeşeren Umutlar, Yıkılan Hayaller

Bu yıl Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) 26-27 Haziran 2021 tarihlerinde pandemi koşulları altında gerçekleştirildi. 2 milyon 607 bin 903 adayın katıldığı sınavlarda geçmiş yıllarda olduğu gibi 955 bin 632 (%36,6) yeni aday bu yarışa girdi. Geri kalan bir milyon 652 bin 271 (%63,4) aday ise liseden mezun olmuş, bir yükseköğretim kurumuna yerleşmiş veya bir yükseköğretim […]

Devamı

Müsilaj: Kapitalizm Nedeniyle Marmara Denizi’nin Ekolojik Yıkımı

Müsilaj, hemen hemen tüm bitkiler ve bazı mikroorganizmalar tarafından üretilen kalın, yapışkan bir maddedir. Marmara’da yaşanan ekosistemin çökmesi sonucu fitoplanktonun parçalanması ile ortaya çıkan bir salgının yayılmasıdır. Müsilaj hiçbir hastalık yapıcı etken içermese bile (ki içerebilir de), artık büyük ölçüde çökmüş bir deniz ekosistemi nedeniyle halk sağlığı, biyolojik çeşitlilik kaybı, gıda güvenliği açısından kolaylıkla giderilemeyecek […]

Devamı

Olsun da Gör!

Değerli meslektaşım, Dünyanın en özgün ve şiirsel mektuplarını yazdığı söylenen Rainer Maria Rilke kadar yetenekli olmayı, Virginia Woolf’un deyimiyle bu insanlık sanatına vakıf olmayı nasıl da isterdim sizlere bu 14 Mart mektubunu yazarken, bilseniz. Gelin görün ki onlara, bu dünyayı insanlık sanatı ile bezeyenlere atıfla yetiniyorum ancak. Pandemiyle geçen koca bir yılı geride bıraktık. Cemreler […]

Devamı

Aşı Güncesi

Saime Hanım aşıya geldi sabah. Beklemiyordum aslında. Dün kızı B vitamini ve tırnağındaki mantar için danıştığında aşı randevusu almasını söylemiştim. Randevuyu aldılar ama sonra aşıya gelmeyeceği bilgisini verdiler bana. Hay aksi hissimle kaldım. Geçen hafta gelmişler, randevu yokmuş, “Hastanede aşı olabilirsin” demişler, o da vazgeçmiş. Sonra hatırlatınca randevu almış. Bu sefer geldi. “Onam formlarında bir […]

Devamı

Sağlık Çalışanlarında COVID-19 Maruziyeti Bir Meslek Hastalığıdır

Ülkemizde pandemi ile ilgili ilk vaka 11 Mart 2020’de bildirilmiştir. Sağlık çalışanları için vaka ve ölüm sayısı ile ilgili ilk resmî açıklama Sağlık Bakanı tarafından 29 Nisan 2020 ve 2 Eylül 2020 tarihlerinde yapılmıştır. 29 Nisan’da yapılan açıklamada 7.428 sağlık çalışanı COVID-19 (+) olup, 15’i hekim olmak üzere 26 sağlık çalışanı vefat etmiştir. 2 Eylül […]

Devamı

Tek Gezegen Tek Sağlık

“Sağlık sadece hastalık ve sakatlığın olmayışı değil, bedence, ruhça ve sosyal yönden tam iyilik halidir.” Dünya Sağlık Örgütü tanımı budur. Bu da 1948 Evrensel İnsan Hakları Bildirgesi’nin sağlık hakkı maddesi: “Yaş, cins, ırk, din, siyasal inanç ve sosyoekonomik güç ayrıcalığı olmaksızın herkesin mümkün olan en yüksek düzeyde sağlık hizmetine kavuşması doğal hakkıdır.” Bunlardan anladıklarımız sağlık, […]

Devamı

Mücadeleye Devam!

Pandemiyle birlikte bir süre ara verdiğimiz Tıp Dünyası yayınımıza yeniden fakat bundan sonra e-dergi olarak başlıyoruz. Hem yeniden hem de yeni bir merhaba bu. Eylül sonunda yapılan Türk Tabipleri Birliği seçimleri ile oluşan yeni Merkez Konseyimizden ama değişmeyen mücadele geleneğimizden süzülen bir merhaba… Bir pandemi yaşamlarımızda ne çok değişikliğe yol açtı, nasıl usul usul farkındalıkları […]

Devamı

Türkiye’de Aşı Üretiminde Neler Oldu?

Dr. Hüseyin Remzi Bey, Zoeros Paşa ve Veteriner Hüseyin Hüsnü Bey’in Osmanlı’da “Dârü’l-Kelb Tedavihanesi” kurmaları, ilk kuduz aşısının Mekteb-i Tıbbiye-i Askeriye-i Şahane’de 1888 yılında, çiçek aşısının 1892’de üretildiği tarihten sonra neler oldu ve niçin aşı üretemez hale getirildik? Stratejik bir ürün olan ve halk sağlığını korumada en başat çözüm aracı olan aşıyı ve üretim teknolojisini […]

Devamı